Gece saatlerinde belirlenen hareket noktalarından siz değerli misafirlerimizi alarak, İzmir çıkışlı Antalya turumuzun ilk gününe başlıyoruz. Yolculuğumuz boyunca Aydın ve Denizli güzergâhını takip ediyor, konforlu otobüsümüz ve rehberimizin bilgilendirmeleri eşliğinde Akdeniz'in eşsiz doğasına doğru keyifli bir yolculuk gerçekleştiriyoruz. Yol üzerinde vereceğimiz ihtiyaç molalarının ardından sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Toros Dağları'nın büyüleyici manzaraları bizleri karşılıyor.
Akdeniz'in doğal güzellikleriyle çevrili bu eşsiz coğrafyada ilk ziyaret noktamız, Antalya'nın en önemli simgelerinden biri olan Olympos Dağı (Tahtalı Dağı) oluyor.
Mitolojik hikâyelerde tanrıların yaşadığı yer olarak anlatılan Olympos Dağı, günümüzde doğa severlerin ve fotoğraf tutkunlarının vazgeçilmez duraklarından biridir. 2365 metre yüksekliğiyle Türkiye'nin denize en yakın en yüksek zirvelerinden biri olan bu eşsiz noktaya, Avrupa'nın ve dünyanın en uzun teleferik hatlarından biri kabul edilen Olympos Teleferik ile çıkıyoruz.
Yaklaşık on dakika süren teleferik yolculuğu boyunca, bir tarafta Akdeniz'in turkuaz koyları, diğer tarafta ise Toros Dağları'nın görkemli manzarası sizlere unutamayacağınız görüntüler sunuyor. Zirveye ulaştığımızda açık havalarda Kemer, Phaselis, Adrasan, Finike ve kilometrelerce uzanan Akdeniz kıyılarını panoramik olarak seyretme fırsatı yakalıyoruz.
Serbest zamanımızda zirvede bulunan kafelerde kahvenizi yudumlayabilir, bol bol fotoğraf çekebilir ve temiz dağ havasının tadını çıkarabilirsiniz. Özellikle sosyal medya paylaşımları için Antalya'nın en çok tercih edilen noktalarından biri olan Tahtalı Dağı, doğa ile gökyüzünün buluştuğu eşsiz atmosferiyle ziyaretçilerini büyülüyor.
Zirvede geçireceğimiz keyifli dakikaların ardından teleferikle tekrar aşağı inerek rotamızı Antalya'nın en huzurlu doğal alanlarından biri olan Kurşunlu Şelalesi Tabiat Parkı'na çeviriyoruz.
Çam, kızılçam ve defne ağaçlarıyla çevrili yemyeşil vadide yer alan Kurşunlu Şelalesi, yaklaşık 18 metre yükseklikten dökülen berrak suları ve doğal göletleriyle Antalya'nın en çok ziyaret edilen doğal güzellikleri arasında yer almaktadır. Ahşap yürüyüş yolları boyunca ilerlerken kuş sesleri, serin orman havası ve şelalenin huzur veren sesi eşliğinde doğanın tadını çıkarıyoruz.
Şelale çevresinde yapacağımız yürüyüş sırasında birbirinden güzel fotoğraf kareleri yakalayabilir, doğayla baş başa vakit geçirebilir ve Antalya'nın en özel tabiat parklarından birini keşfetmenin keyfini yaşayabilirsiniz.
Kurşunlu Şelalesi gezimizin ardından bölgede serbest öğle yemeği molası veriyoruz. Dileyen misafirlerimiz doğayla iç içe restoranlarda yöresel lezzetlerin tadına bakabilir veya keyifli bir mola yapabilirler.
Öğle yemeğimizin ardından Antalya'nın simgelerinden biri olan Düden Şelalesi'ne hareket ediyoruz.
Yer altı kaynaklarından beslenen ve kayalıklar arasından büyük bir coşkuyla akan Düden Şelalesi, Antalya'nın en etkileyici doğal güzelliklerinden biridir. Gürül gürül akan suyun oluşturduğu serin atmosfer, yemyeşil bitki örtüsü ve yürüyüş yolları ziyaretçilere adeta doğal bir terapi sunmaktadır.
Şelale çevresinde vereceğimiz serbest zamanda yürüyüş yapabilir, seyir noktalarından eşsiz manzarayı izleyebilir ve Antalya'nın en çok fotoğraflanan doğal alanlarından birinde unutulmaz kareler yakalayabilirsiniz.
Doğa ile iç içe geçen bu keyifli ziyaretimizin ardından Antalya şehir merkezine geçiyor ve tarihin izlerini günümüze taşıyan Antalya Kaleiçi'ni keşfetmeye başlıyoruz.
Yaklaşık iki bin yıllık geçmişe sahip olan Kaleiçi, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden izler taşıyan tarihi sokaklarıyla Antalya'nın en önemli kültürel miraslarından biridir.
Begonvillerle süslenmiş taş sokaklarda yürürken, tarihi konaklar, butik kafeler, hediyelik eşya dükkânları ve Akdeniz'e açılan eşsiz manzaralar sizlere unutulmaz anlar yaşatıyor.
Serbest zamanınızda Kaleiçi'nin tarihi atmosferinde dolaşabilir, yöresel ürünler satın alabilir veya Akdeniz manzarasına karşı kahvenizi yudumlayabilirsiniz.
Gün batımında güneş ışıklarının tarihi surlara vurduğu bu büyüleyici atmosferde fotoğraf molalarımızı tamamladıktan sonra otelimize hareket ediyoruz.
Akşam saatlerinde Antalya'daki otelimize ulaşıyor, odalarımıza yerleşiyor ve otelimizde sunulacak akşam yemeğinin ardından dinlenmeye geçiyoruz.
Konaklama: 4★ Afflon Hotels Loft City – Antalya
Otelde alacağımız zengin açık büfe sabah kahvaltısının ardından, İzmir çıkışlı Antalya Suluada turumuzun en heyecan verici günlerinden birine başlıyoruz. Bugünkü rotamız, son yıllarda Akdeniz'in en popüler destinasyonlarından biri haline gelen ve turkuaz deniziyle ün kazanan Adrasan ve Suluada olacak.
Kahvaltımızın ardından Antalya'nın eşsiz sahil manzaraları eşliğinde Adrasan Limanı'na doğru hareket ediyoruz. Yol boyunca Toros Dağları, çam ormanları ve Akdeniz'in masmavi kıyıları bizlere eşlik ediyor. Doğal güzellikleriyle öne çıkan Adrasan, sakin atmosferi, uzun sahili ve berrak denizi sayesinde Türkiye'nin en özel tatil bölgelerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Adrasan Limanı'na ulaştıktan sonra bizleri bekleyen teknemize geçiyor ve unutulmaz Suluada Tekne Turu başlıyor.
Teknemiz limandan ayrılırken Akdeniz'in masmavi suları üzerinde keyifli bir yolculuğa çıkıyor, birbirinden güzel koyları keşfetmeye başlıyoruz. Rehberimizin bölge hakkında vereceği bilgiler eşliğinde denizin ve güneşin tadını çıkarırken, Akdeniz'in en etkileyici doğal güzellikleri bizleri karşılıyor.
İlk hedefimiz, son yıllarda sosyal medyada milyonlarca kez paylaşılan ve "Akdeniz'in Maldivleri" olarak ün kazanan Suluada oluyor.
Volkanik yapısıyla dikkat çeken Suluada, bembeyaz kumsalları, cam gibi berrak denizi ve turkuaz renkleriyle ziyaretçilerini ilk bakışta büyülemektedir. Adanın adını aldığı doğal tatlı su kaynağı, bölgenin en ilginç doğal oluşumlarından biridir. Masmavi denizi ve el değmemiş doğası sayesinde Suluada, Türkiye'nin en çok ilgi gören tekne turu rotaları arasında yer almaktadır.
Burada vereceğimiz yüzme molasında dileyen misafirlerimiz Akdeniz'in serin ve berrak sularında yüzebilir, bembeyaz sahilde yürüyüş yapabilir veya güneşlenerek bu eşsiz atmosferin tadını çıkarabilirler.
Fotoğraf tutkunları için Suluada, turkuaz denizi ve beyaz kayalıklarıyla adeta doğal bir açık hava stüdyosu niteliğindedir. Özellikle güneş ışığının suya yansıdığı saatlerde ortaya çıkan renk geçişleri, unutulmaz kareler yakalamanıza imkân sağlayacaktır.
Suluada'da geçireceğimiz keyifli zamanın ardından teknemiz rotasını bölgenin en özel koylarından biri olan Amerikan Koyu'na çeviriyor.
Doğal yapısını büyük ölçüde korumayı başaran Amerikan Koyu, berrak suyu, sakin atmosferi ve yemyeşil çevresiyle tekne turlarının vazgeçilmez duraklarından biridir. Rivayete göre II. Dünya Savaşı yıllarında Amerikan savaş gemilerinin bu koyu kullandığı söylenmektedir. Bu nedenle bölge günümüzde Amerikan Koyu adıyla anılmaktadır.
Burada vereceğimiz yüzme molasında denizin eşsiz berraklığını yakından deneyimleyebilir, masmavi sularda yüzmenin keyfini çıkarabilirsiniz. Şnorkelle yüzmeyi seven misafirlerimiz için koyun su altı yaşamı da oldukça zengindir.
Teknemiz daha sonra rotasını doğanın saklı cennetlerinden biri olan Fener Koyu'na çeviriyor.
Yüksek kayalıklarla çevrili Fener Koyu, sakin denizi ve huzurlu atmosferiyle Akdeniz'in keşfedilmeyi bekleyen doğal güzelliklerinden biridir. Bölgenin berrak suları sayesinde denizin tabanı rahatlıkla görülebilmekte, turkuaz ve lacivert renklerin oluşturduğu eşsiz manzara ziyaretçileri kendine hayran bırakmaktadır.
Teknemizde vereceğimiz yüzme molasında Akdeniz'in serin sularında yüzebilir, güneşlenebilir veya bu doğal güzelliğin tadını çıkarabilirsiniz.
Rehberimiz bölgenin geçmişine ilişkin anlatımlarında, bu koyların geçmişte korsan gemileri tarafından saklanma noktası olarak kullanıldığına dair rivayetlerden bahsederken, Akdeniz'in gizemli tarihine kısa bir yolculuk yapıyoruz.
Tekne turumuz boyunca denizin, güneşin ve eşsiz koyların keyfini çıkarırken unutulmaz anılar biriktiriyor, birbirinden güzel fotoğraflar çekiyoruz.
Tekne turumuzun ardından yeniden Adrasan Limanı'na dönüyor ve bizleri bekleyen otobüsümüze geçiyoruz.
Dönüş yolculuğumuz sırasında Toros Dağları'nın yemyeşil doğası eşliğinde Antalya şehir merkezine hareket ediyoruz.
Akşam saatlerinde otelimize ulaşıyor, gün boyunca yaşadığımız birbirinden güzel anıları geride bırakırken otelimizde sunulacak akşam yemeğimizi alıyoruz.
Yemek sonrasında dileyen misafirlerimiz otelin imkânlarından faydalanabilir, Antalya'nın keyifli akşam atmosferini yaşayabilir veya ertesi gün gerçekleştireceğimiz Kekova Tekne Turu, Kaleköy, Kaş ve Kaputaş Plajı gezisi öncesinde dinlenebilirler.
Konaklama: 4★ Afflon Hotels Loft City – Antalya
Otelimizde alacağımız zengin açık büfe sabah kahvaltısının ardından, odalarımızı boşaltıyor ve bavullarımızla birlikte otelimizden ayrılıyoruz. İzmir çıkışlı Antalya Suluada Kekova turumuzun son gününde, Akdeniz'in tarih ve doğayı buluşturan en etkileyici rotalarını keşfetmeye hazırlanıyoruz. Bugünkü programımızda Kekova Tekne Turu, Batık Şehir, Kaleköy (Simena), Kaş ve panoramik olarak Kaputaş Plajı bizleri bekliyor.
Antalya'nın eşsiz sahil manzaraları eşliğinde gerçekleştireceğimiz keyifli yolculuğun ardından Üçağız Limanı'na ulaşıyoruz. Likya medeniyetinin izlerini taşıyan bu şirin balıkçı kasabası, Kekova bölgesinin en önemli çıkış noktalarından biridir. Limanda bizleri bekleyen teknemize geçerek, Akdeniz'in en özel mavi yolculuk rotalarından biri olan Kekova Tekne Turuna başlıyoruz.
Teknemiz Üçağız'dan ayrılırken, masmavi deniz ve yemyeşil kıyılar eşliğinde unutulmaz bir yolculuğa çıkıyoruz. Bölgenin sakin atmosferi, berrak denizi ve tarihi dokusu daha ilk dakikalardan itibaren misafirlerine büyüleyici bir deneyim sunmaktadır.
Tekne turumuzun ilk durağı, dünyanın en etkileyici su altı tarihi miraslarından biri olarak kabul edilen Kekova Batık Şehir oluyor.
M.S. 2. yüzyılda meydana gelen büyük bir deprem sonrasında sular altında kalan bu antik Likya yerleşimi, günümüzde Türkiye'nin en önemli arkeolojik alanlarından biri olarak kabul edilmektedir. Teknemiz yavaşça ilerlerken denizin altında kalan taş merdivenleri, ev kalıntılarını, antik limanı ve tarihi yapıların izlerini yakından görme fırsatı buluyoruz.
Rehberimizin anlatımıyla birlikte Likya Uygarlığı, Kekova Adası ve bölgenin binlerce yıllık tarihi hakkında birbirinden ilginç bilgiler öğreniyoruz. Cam gibi berrak deniz sayesinde suyun altındaki tarihi kalıntılar rahatlıkla görülebiliyor ve bu eşsiz manzara ziyaretçilere adeta açık hava müzesi deneyimi yaşatıyor.
Batık Şehir'in eşsiz atmosferini fotoğrafladıktan sonra teknemiz rotasını sadece deniz yoluyla ulaşılabilen tarihi Kaleköy (Simena)'ye çeviriyor.
Akdeniz'in en özel köylerinden biri olan Kaleköy, doğal güzelliği ve tarihi dokusuyla ziyaretçilerini kendine hayran bırakmaktadır. Zirvesinde yükselen tarihi Simena Kalesi, Likya lahitleri, kaya mezarları ve taş evleriyle bölge, zamanın adeta durduğu eşsiz bir atmosfere sahiptir.
Teknemizden Kaleköy'ü panoramik olarak izlerken rehberimizden bölgenin tarihi hakkında bilgiler alıyor, kartpostalları aratmayan manzaraları fotoğraflıyoruz.
Hava ve deniz şartlarının uygun olması durumunda dileyen misafirlerimiz için Akdeniz'in berrak sularında keyifli bir yüzme molası veriyoruz. Turkuaz renkteki deniz, sakin koylar ve doğal güzellikler eşliğinde geçireceğimiz bu molada Akdeniz'in serin sularının tadını çıkarabilirsiniz.
Tekne turumuzun devamında öğle yemeğimizi teknemizde alıyoruz. Deniz manzarası eşliğinde yiyeceğimiz öğle yemeği, mavi yolculuğumuza ayrı bir keyif katıyor.
Tekne turumuzun sona ermesinin ardından yeniden Üçağız Limanı'na dönüyor ve otobüsümüze geçiyoruz.
Sıradaki durağımız, Akdeniz'in en gözde tatil merkezlerinden biri olan Kaş.
Muhteşem doğası, taş sokakları, begonvillerle süslenmiş evleri ve sakin atmosferiyle dikkat çeken Kaş, Türkiye'nin en sevilen sahil kasabalarından biridir. İlçe merkezine ulaştığımızda ilk olarak Atatürk Anıtı ve tören alanında kısa bir bilgilendirme yapıyor, ardından tarihi sokaklarda yürüyüşümüze başlıyoruz.
Kaş gezimiz sırasında yol üzerinde göreceğimiz Likya Kaya Mezarı, antik Likya medeniyetinin şehir yaşamıyla nasıl iç içe olduğunu gösteren en önemli eserlerden biridir. Günümüzde hâlâ ilçe merkezinde ayakta duran bu tarihi mezar, Kaş'ın simgelerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Rehberimizin anlatımları eşliğinde Kaş'ın tarihi ve kültürel geçmişini dinledikten sonra sizlere serbest zaman veriyoruz. Kaş'ın huzurlu atmosferinde geçireceğimiz keyifli saatlerin ardından dönüş yolculuğumuza başlıyoruz. Yol üzerinde Türkiye'nin ve dünyanın en çok fotoğraflanan plajlarından biri olan Kaputaş Plajı'nda panoramik fotoğraf molası veriyoruz.
Muhteşem turkuaz rengiyle ün kazanan Kaputaş Plajı, yüksek kayalıklar arasında yer alan eşsiz konumu sayesinde Akdeniz'in simgelerinden biri haline gelmiştir. Beyaz çakıl taşları ve masmavi deniziyle kartpostalları aratmayan bu doğa harikasını seyir noktasından izliyor, birbirinden güzel fotoğraf kareleri yakalıyoruz.
Panoramik fotoğraf molamızın ardından dönüş yolculuğumuza devam ediyoruz.
Yol boyunca vereceğimiz ihtiyaç ve dinlenme molalarının ardından gece saatlerinde İzmir'e ulaşıyor, Olympos Teleferik, Kurşunlu Şelalesi, Düden Şelalesi, Antalya Kaleiçi, Suluada, Kekova Batık Şehir, Kaleköy, Kaş ve Kaputaş Plajı gibi Akdeniz'in en özel noktalarını keşfettiğimiz unutulmaz turumuzun sonuna geliyoruz.
Birbirinden güzel anılar, eşsiz fotoğraflar ve yeni dostluklarla tamamladığımız İzmir çıkışlı Antalya Suluada Kekova Kaş turumuzun ardından, siz değerli misafirlerimizle bir başka İzmir Geziyor organizasyonunda yeniden buluşmayı diliyor ve vedalaşıyoruz.